VATANA EVLAT OLABİLMEK! | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>VATANA EVLAT OLABİLMEK! 10.02.2016 14:12

VATANA EVLAT OLABİLMEK!

Vatanımda sular akar başıboş, herkes birbirini kakar başıboş. Ne güzel demiş Neci Fazıl! Sanki bugünkü ahvalimizi anlatıyor. O gün bozkırlarda topal bir tren geçiyordu bugün ise hergün farklı isimlerle etiketlendirilen insanlar geçiyor. Beğenmediniz mi, ya da sizin göz diktiğiniz bir yere talip olan mı vardır, önünü kesmek için en kolay yol bir damga vurmaktır. Bu komünist taktiğinin bizim gibi adamcılık oynayan ülkelerin daha çok kullandıklarına şüpheniz olmasın. Çünkü kural yoktur, kaide yoktur dahası ölçü yoktur. Bunun için kaktıran kaktırana. Damgalamayı iyi bilen, daha çok yağcılık yapan, daha çok düzenbazlık yapan, daha çok takla atabilen ve tabi ki daha çok biat eden insanlar makam sahibi ancak onurlu, şahsiyetli, olduğu gibi görünen, göründüğü gibi olan insanlar ise kenarda!

    Çok zor günlerden sonra son kalemiz Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğumuz halde geçmişten hiçbir ders çıkartmadan hala küçük hesaplar peşinde koşmaktayız.  Bugün sokağa inip askerlik çağında evladı olanların bu konudaki çekinceleri her şeyi anlatmaktadır.

   Peki nasıl bu noktaya geldik diye bir sorgulama içerisine girmeyecek miyiz?  

  Esasen her vatanseverin sorgulaması gereken nokta tamda budur. Bana göre bu noktaya gelmemizde en önemli etken devleti yönetenlerin ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir dil kullanmaları devlet kadrolarının dağıtılmasında bariz bir şekilde ayrımcılık yapmaları, hukuk dahil her alanı egemenlikleri altına almaları birinci nedendir. Bu davranış fertlerde devlet sanki yönetenlere ait bir şirket veya maldır algısına dönüşmektedir, madem öyleyse gitsin korusunlar gibi bir düşünce yaygınlaşmaktadır. 

   İkinci neden ise paralı askerliklerin sıklıkla tekrar edilmesi ve kimi devlet büyüklerinin evlatlarının da bu haktan istifade etmeleridir. Bu durum da psikolojik bir kırılma yaşatarak oh ne ala parası olan askerlik yapmasın fakir fukara ölsün algısına neden olmuştur. İşte bu noktada devreye girmesi gereken devlet aklı olmalıdır.

   Devlete güven tesis edilmeden vatandaşın tamamı elini taşın altına koymaz. En başta ötekileştirilen, kırılan, üzülen insanların güvenini sağlayacak olan yönetenlerdir. Bunun için öncelik iş olarak hukukun tam anlamıyla çalıştırılması ve hukuka saygının sağlanması gerekir. Devlet- millet barışması dediğimiz olay yapılması geren en önemli işlerden biridir. Birileri diye bilir ki devlet milletle kavgalı mıdır ki barışsın! Kavgalı olmak mutlaka şiddeti doğuran bir eylem değildir. Bazen bir mahkemeye gidip devleti şikayet etmekte, küsmekte, iş yavaşlatmakta, görevini daha iyi yapmamakta bir protesto şeklidir. Güvenin kırılması ise bu işin tuzu biberidir.

   Siz şimdi kendi içinizde bile milli birlik ve beraberliği sağlamadan ona buna efelenerek hangi hesaplar peşindesiniz? Başınız dara düşünce üstesinden nasıl gelebilirsiniz? Henüz size kayıtsız şartsız biat etmeyen kendi vatandaşınızı dahi düşman görüyorken, burnunu sürtme mücadelesi verirken dışarıda kiminle neyi nasıl başaracaksınız? Yoksa derdiniz zaten kazanmak değildir, içerideki gerginlikleri kullana kullana bitirdim, sırada dışarıda ki gerginlikleri arttırarak halkı yanımda tutma hesaplarını mı yapıyorsunuz? Varsın Kerkük elden gitsin, varsın Suriye de Türkmenler imha edilsin, varsın içeride şehirler tuz buz olsun, yeter ki ikbal ve istikbalim sağlam da mı olsun diyorsunuz? 

   Vatana evlat olanlar, vatana toprak olanlar dahası vatan olanlar olmadan hiç birimizin geleceği yoktur beyler. Onun için hatadan dönelim, birbirimizi kakmayı bırakıp milleti yek vücut haline getirip siz de biz de vatana evlat olmasını bilelim. 

Remzi ÖZMEN


http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/