NİZAM MI ARANIYOR, FIRSAT MI KOLLANIYOR? | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>NİZAM MI ARANIYOR, FIRSAT MI KOLLANIYOR? 21.11.2016 21:47

NİZAM MI ARANIYOR, FIRSAT MI KOLLANIYOR?

Bilindiği üzere MHP ve AKP arasında Başkanlık görüşmeleri başlamış bulunmaktadır. Bizim de kaygılarımız ve çekincelerimiz vardır. Bunlardan bazılarını özetlersek;

Hukuk Devleti olup olmadığımız kağıt üzerinde yazılanlarla değil, icraatlar sonucunda vatandaşın verdiği kararla tescillenir. Bunun da tescili vatandaşın bu konuda nasıl bir algı içerisinde olduğudur. İster alanlarda isterseniz anketlere baktığınızda bu güvenin yüzde otuzlara gerilediği her fırsatta dillendiriliyor. O halde on yıl öncesine kıyasla hukuka güven bugün daha çok gerilemişse bunun sorumlusu on dört yıldır devleti yönetenlerden başkası olamaz. Peki hukuka var olan bir güveni güvensizliğe çevirenler nasıl olur da nizam arayışına girip yeni Anayasa yaygaraları kopartmaktadırlar.

İkinci husus ise yönetimin kendi koyduğu veya var olan kanunları sürekli zorlamasıdır. Söz gelimi İmam Hatip ve diğer liseler arasındaki ayırımcılık, söz gelimi kadrolaşmada hukuk tanımayan icraatlar, söz gelimi devlet TV sini yandaş yapması, söz gelimi işe alımlarda mülakatın getirilmesi ve referansların geçerli olması. Başta Milli Eğitim olmak üzere birçok kurum ve kuruluşa yanlı muameleye devam etmektedir. Oysa Anayasa da var olan “Devlet vatandaşları arasında din, dil, ırk, mezhep ve siyasi düşünce gözetmeden herkesi kanun önünde eşit görür” maddesi rafa kalkmıştır. Var olan kanuna uymayanlar yeni Anayasa yapmak için kolları sıvamış durumdalar. Peki var olan Anayasaya uymayanların yeni yapılacak Anayasaya uyacaklarının garantisi nedir?

Üçüncü yok sayma ise kendi partisi ve yandaşı dışında herkesi yok saymasıdır. Oysa bu ülkede her vatandaş devletine karşı olan sorumluluklarını “askerlik, vergi vermek,seçimlere katılmak,kanunlara uymak” yerine getirdiği halde icraatlarda kast sistemine benzer bir ayrımcılık hayata geçirilmektedir. Ülkemizde Ortaçağda kalan alttakiler ve üstekiler gibi bir ayrımcılık gün geçtikçe daha bariz bir şekilde hissedilmektedir. Oysa devletin en temel görevi vatandaşını ayrıştırmak değil birleştirmektir.

Dördüncü büyük sıkıntı devlet yönetiminde kolektif akıl veya devlet aklı işlememektedir. Ne yazık ki özellikle dış politikada sürekli toslayan iç politikada beceriksizliklerini aldatılar diyerek örten bir kadroyla karşı karşıyayız. Sonuçta bu kadar çok aldanan ve kolektif akla da ihtiyaç duymayan bir anlayışa daha geniş yetkiler verildiğinde başınıza ne geleceğini tahmin bile edemezsiniz.

Beşinci sıkıntı ise iktidara yakın çevreler ile iktidardan uzak olanlar arasındaki geçim endeksine göz atmak gerekir. Örneğin 2002 yılında bu yana iktidara yakın iş adamları ile iktidara yakın olmayanların gelir artış ve iş hacmi genişlemelerini karşılaştırdığınızda arada korkunç farkların oluştuğunu göreceksiniz. Burada da hükümetin ayrımcılık içerisinde olduğunu görürüz.

Yukarıda saydıklarımız gösteriyor ki iktidarın Başkanlık sistemini veya Anayasa değişikliğini nizamı oturtmak için değil, daha fazla yetki alarak bugüne kadar yaptığı gibi ideolojik hamleleri daha rahat yapa bilmek içindir.

Sonuç olarak yaşadıklarımız göstermiştir ki; Anayasa değişikliği isteyenlerin derdi Türkiye’ye daha eşitlikçi, hakkın, hukukun üstünlüğü, adaletin tesis edildiği kısacası Nizamın daha mükemmel hale getirildiği bir sistem kurmak değildir. Eğer öyle bir dertleri olsaydı bugüne kadar yaptıkları icraatlarında bunu gösterirlerdi. O halde hukuka saygısı olmayanların nizam arayışı bize göre asla samimi olmaz olamaz!...

Remzi ÖZMEN

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/