AH SIRTIM DEMEYE DEVAM MI? | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.
Ana Sayfa
Dolar : 3,7787 Euro : 4,6350 Bist : $10.240
Ana Sayfa >>AH SIRTIM DEMEYE DEVAM MI? 13.11.2016 22:26

AH SIRTIM DEMEYE DEVAM MI?


Karnına, yüzüne yumruk yiyen adam ah sırtım diye bağırıyormuş. Sonunda adamı dövenler dayanamamış ve sormuşlar. Biz yüzüne karnına yumruk atıyoruz sen ah sırtım diye bağırıyorsun. Kafayı mı yedin. Yok demiş adam kafayı yemedim. Eğer “arkamda” sırtımda birileri olsaydı siz beni dövemezdiniz, onun için ah sırtım dedim.
Şimdi bu ülkede pervasızlık yapan herkes birilerine güveniyor. Bu Pazar günü TEM’den Çekmeköy- Yavuz Sultan Selim Köprüsüne bağlanan yolda sadece on dakikalık bir yol gittim. Sağıma soluma baktım, ormanların içinde farklı noktalarda yüzlerce villa!.. İddia ediyorum ki belki de yüz yıllık bu ormanların tamamı hazine malıdır. Ancak orman ağaçları kesilmiş ve ormanın göbeğine hazine arazisine villa yapılmıştır. Yapan ve göz yuman her kimse umarım bu tüyü bitmemiş yetim hakkını kusarlar. Çünkü Ordu da- Giresun da duymaktayım. Adamın tapulu arazisi içinde ağaç bitmiş, devlet ormanlık alanıdır diye el koymuştur. Orada bu hassasiyeti gösteren devlet on yedi milyon insanın nefes aldığı İstanbul’ da neden aynı hassasiyeti göstermiyor sorusuna verilecek tek cevap buradaki insanların arkasındaki kuvvettir. Bunu başka türlü izah etme şansınız yoktur.
Peki yer işgalinde pervasızlaşan bu insanlar kamu imkanlarını kullanmada vicdanlı mı davranacaklar. Kesinlikle hayır! Rahat konuşa bildiğin malum zihniyetin en masumunun savunması geçmişte bizi yok saydılar biz de elimize geçen fırsatı değerlendiriyor bizden olmayanları yok sayıyoruz. Pek sen Allah, kitap din iman diyorsun dediğinizde geçin bunları gibi son derece ahlaksız bir savunmayla karşılaşıyorsunuz. Peki bu cesaret kimden derseniz yine arkadaki kuvvetten başkası değildir. Eğer bir kuvvet bu pervasızlığa dur demediği sürece bu böyle devam edip duracaktır.
Derneği- Vakfı el konulan cemaat mallarını kendilerine ganimet olarak göreceklerdir. Sendika kamudaki tüm kadrolaşmayı kendi en temel hakkı görecektir. Bunun için memura her türlü tehdidi ve istismarı normalmiş gibi gösterecektir. Mütaahidi ihale kapmayı yalnız kendisine hak görecek, Rektör adayı Üniversitede kendisinden başkasının Rektör olmasına asla tahammül göstermeyecektir. Devletin normalleşmesi ve hukukun işlemesine asla müsaade edilmeyecektir. Liyakatin esas alınmasını kendilerine ihanet olarak göreceklerdir. 
Peki bizim devlet kültürümüz de bunun yeri var mıdır? “Padişah’ın haftada iki gün adalet divanı kurup, zalimlerden mazlumun haklarını almaktan, suçlulara ceza vermekten başka çaresi yoktur. Halkında bunları bizzat kendisinden duyması, bu olaylardan birkaç kısa anlatarak örnek vermesi gerekir. Sultanın mazlumları ve adalet isteyenleri sarayına çağırıp onları dinlediği memlekete yayılınca, zalimler ve müstebitler cezadan çekinip halkın malından ellerini çekerler.” Nizam-ül Mülk Siyasetname say:30 Devlet Kültürümüzü takan var mı? Ne yazık ki yok.
O zaman sonuç olarak şunu söylememizde hiçbir beis yoktur. Pervasızlar birilerinde cesaret alıyor ve bu ülkede herkes kadar hakkı olan diğer insanların haklarını gasp ediyorlar. Peki hakkı gasp edilenler; işte onların da sahipleri olmadığı için ötekileştikce, zulme uğradıkça ah sırtım demeye devam edeceklerdir!..

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/