HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR MU? | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >> HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR MU? 11.09.2016 13:30

HERKES ÜZERİNE DÜŞENİ YAPIYOR MU?

    

  Türkiye Cumhuriyeti son on dört yılda çok partili hayata geçtiği günden bugüne tarihin en uzun süreli tek başına iktidar olan hükümeti tarafından idare ediliyor. Ne yazık ki Cumhuriyet tarihinin en problemli dönemi de yine bu tek başına hükmeden iktidar döneminde yaşanmaktadır. Seçim meydanlarında tek partili hükümet istikrara getirir diyenler son on dört yıllık geçmişimize bakıp bu savlarını tekrar gözden geçirmek durumundadırlar.

   Efendim ne olmuş ki böyle diyorsunuz diyenler de çıkabilir. Hiçbir şey olmamış desek bu ne kadar inandırıcı olur. İsterlerse başa geçen çuvaldan, Habur’dan, Oslo’dan, Firari edilen Türbeden, Ergenekon’dan, Balyoz’dan, Teslim olan Musul Konsolosluğundan,yitip giden canlardan,  girilen Kozmik odadan, Suriye’den,İsrail’den, Rusya’dan bahsetmeyelim. Bir ileri iki geri viteslere takmalardan hiç bahsetmeyelim. Sadece bu ülkenin yaşadığı 15 Temmuz olayı başlı başına büyük bir travmadır. Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ televizyon ekranında 2002 den 2010 na kadar bir kişiyi dahi ordudan atamadık diyorsa bu kelime geldiğimiz sürecin neden kaynaklandığını çok bariz bir şekilde anlatmaktadır. Ben bu konuya fazla takılmadan netice itibariyle kaybettiklerimize üzülürüm.

  Neler mi Kaybettik?

  Birincisi dış ülkeler nezdinde itibar kaybettik. İkincisi devlet- vatandaş bu ülkede hiç kimse kimseye eskisi gibi güvenmiyor güven kaybettik. Üçüncüsü at izini it izine karıştırdık kurunun yanında yaşı da yaktık. Dördüncüsü büyük bir sermayeyi milletin on yıllarca uğraşıp didindiği bir emeği alıp çöpe attık. Hepsinden önemlisi yüz bine yakın askeri, polisi, hekimi, hakimi, öğretmeni bir anda kapının önüne koyarak ülkeye büyük bir enerji kaybı yaşattık.

   Peki bunları yaşamamak için ne yapılabilirdi? Kuşkusuz hikayenin en başı sakat olduğu için neresinden tutarsanız elinizde kalıyor.  Göz göre göre güçlendirilen bir düşman, sonra da bu güçten çekinilerek geciktirilen operasyonlar bugünleri yaşamamızın temel nedenidir. Fakat işinden alınan insanları bu devlet ve millet ne emekler harcayarak yetiştirdi, bunun hesabını yapmadan kapının önüne koymak milletin emeğine saygı duymamak anlamına gelir. Bir doktoru. Ya da bir hakimi, bir subayı yetiştirmenin bu millete maliyeti nedir? Bunu hiç hesapladınız mı? Kapının önüne koymak uzaktan görüldüğü gibi sadece işten atılanı cezalandırmak olarak görecek kadar basit bir hadise değildir. Aynı zamanda milletin emeğinin de çöpe atıldığı gerçeğini lütfen görelim. Bu kadar büyük kıyımdan ziyade süreç daha önce en tepedekilerden başlatılıp işten atılmalar olsaydı bugüne gelinmezdi diye düşünüyoruz. Sonuçta işten atılmaları gören kişiler ister istemez işin vehametini anlayıp kendilerine çeki düzen vermiş olacaklardı.

   Boş ver canları cehenneme varsın toptan atılsınlar demek ile Ergenekon ve Balyoz davalarında takınılan toptancı zihniyet arasında hiçbir fark yoktur. Ödenecek tazminatlar milletin kesesinden ödeniyor ve ne yazık ki millete kaybettirilen kimsenin umurunda değildir. Bir şekilde bazı hikayeler uydurulup millet uyutulabilir.

  Sonuç olarak milletime tehlike nereden kimden gelirse gelsin karşısında olmak vatandaşın boynunun borcudur, milleti her türlü tehlikeden uzak tutmak, feraset sahibi olmak, geleceği doğru okumakta yönetenlerin boynun borcudur. Herkes üzerine düşeni yapsa hiçbir problem olmaz. Yoksa bu ülkede problemler bitmez!...

    

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/