YİNE, YENİ, YENİDEN YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME Mİ?!... | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>YİNE, YENİ, YENİDEN YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME Mİ?!... 28.07.2015 19:17

YİNE, YENİ, YENİDEN YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME Mİ?!...

Ömer Emir DOĞAN

Şarkının bir yerinde “bilmem bu kaçıncı” diyordu. Eğitim Kurumlarına Yönetici Görevlendirilmesine dair, sahi bu kaçıncı yönetmelik? İyi-kötü, bu konularla ilgili yazıp-çizen biri olarak ben de artık takip edemez oldum. Öyle bir yönetmelik olsun ki, geçmişi silip atalım, unutalım diyoruz ama nerede. Birinin bitirdiğini ötekinin başlattığı yönetmelikler-taslaklar yayımlanmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde de yine bir yönetici görevlendirme yönetmeliğinin yayımlanması(!)  gündemdeymiş...

Yayımlanan taslağı özet olarak değerlendirecek olursak;

Madde 5 -c) Görevlendirileceği eğitim kurumuna, görevlendirileceği tarihte alanı itibarıyla öğretmen olarak atanabilme şartını taşıyor olmak bendi,  c) Görevlendirileceği eğitim kurumunda, görevlendirileceği tarihte alanı itibarıyla aylık karşılığı okutabileceği ders bulunmak, şeklinde değiştiriliyor.

MADDE 6 –ç) Bakanlığın eğitim ve öğretim hizmetleri sınıfı dışındaki şube müdürü veya daha üstü kadrolarda görev yapmış olmak. ve d) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak asaleten en az sekiz yıl görev yapmış olmak, fırkaları; yeni taslakta MADDE 6– ç) Bakanlığın şube müdürü veya daha üst unvanlı kadrolarında görev yapmış olmak, şeklinde düzenleniyor. 

Müdür olarak görevlendirilmek için müdür yardımcılığı, müdür başyardımcılığı, müdür yetkili öğretmenlik yapmış olma şartı getiriliyor. Bu görevlerde bulunmayanlara idarecilik yolu kapatılıyor. Böyle bir şeyin olacağına ihtimal vermiyorum. Bu eşyanın tabiatına aykırıdır. “Öğretmen geldin, öğretmen kal, biz eskilerle idare edelim anlayışı” sakat bir anlayıştır. Müdür ve müdür yardımcısı/müdür başyardımcısı görevlendirmeleri ile ilgili olarak okul/kurum türüne göre bazı alan öğretmenlerine öncelik tanınmış olması mantıklı görünüyor. Müdür yardımcılığı ve müdür başyardımcılığına duyuru yapılarak ardından başvuru alınacak ve EK-1 puanlarınagöre görevlendirme yapılacak, deniliyor. Yani; okul müdürlerinin teklifi kaldırılmış oluyor. Daha, okul müdürlerinin kendi teklif ettikleri yardımcılarıyla ilgili bir veri oluşmadığı için bu madde hakkında bir değerlendirmede bulunmak yanlış olabilir. Yalnız bu yardımcılıklar için sınav belirtilmemiş olması tartışmaları bitirmez. Uygulama; sınav + EK-1 Şeklinde olmalıdır.

 Halen yürürlükteki Madde 6-d) Bakanlık kadrolarında öğretmen olarak asaleten en az sekiz yıl görev yapmış olmak fırkası kaldırılması ile asaletin kalksın da gel seni müdür yapalım denmiş oluyor ki; bence çok saçma. Meslek hayatında birkaç müdürle çalışmayan öğretmenlerden verimli müdür olması düşük ihtimaldir.

Müdür ve müdür yardımcısı/müdür başyardımcısı görevlendirmeleri ile ilgili olarak okul/kurum türüne göre bazı alan öğretmenlerine öncelik tanınmış olması mantıklı görünüyor, demiştik. Lâkin konuyla ilgili olan 19. Madde yine işleri karıştırıyor: “MADDE 19– (1) Müdür başyardımcısı ve/veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilmek üzere başvuruda bulunan adaylar, Ek-1’de yer alan Form üzerinden aldıkları puan üstünlüğüne göre tercihleri de dikkate alınarak görevlendirileceği eğitim kurumu müdürünün inhası ve il millî eğitim müdürünün teklifi üzerine valinin onayı ile müdür başyardımcısı veya müdür yardımcısı olarak görevlendirilir. Ek-1 e göre atama yapılacaksa, görevlendirileceği eğitim kurumunun müdürünün inhası ne gereği var acaba?

Madde 9-10-11-12 Değerlendirme ve Sözlü Sınav Komisyonuna ilişkin maddeler bulunmakta. Yani yine sözlü sınav. Yahu yapmayın-etmeyin. Tek başına sözlü sınav, torpil iddialarını ayyuka çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. 2005-2015 arası bütün müdürlük- müdür yardımcılığı sınavlarına kazanan biri olmama karşın- sözlü sınav sonucu atandım. Buna rağmen sadece sözlü sınav yapılması yanlıştır. O anda sorulan 5 soruyu bilebilirsin ya da birini bilemezsin bu mudur ölçü yani. Harbiden merak ediyorum, 2012 den beri yazılarımda bu soruyu defaatle de sordum. Hangi okula, kimin müdür olacağı gerçekten bu kadar önemli midir? Adalet tesis edilmeden olmaz. Sınav yapılmalı 70 ve üzeri alanlara ek-1’leri de yüzde 20 oranında etki etmeli, yüzde 10 da mülakat etkisiyle tercih yaptırılmalıdır. Yeter bu işlerle kaybedecek zamanımız mı var ALLAH aşkına. Kurucu müdürlüklere bile aynı usulle, puanları olanlardan başlayarak duyuruya çıkılmalı ve görevlendirme yapılmalıdır.

Yeni işe başlayanın işi öğrenmesi en az 1 yıl sürmektedir. Zırt-pırt yeni görevlendirme, görevden alma, ikide bir tekrar başa dönmekten başka neye yarar?

Okul Aile Birliği başkanı-üyeleri, öğretmenler, öğrencilerin, kasabın manavın idareci değerlendirmesinin kaldırılması iyi olur. Aksi halde İl müdürünü ve bakanı da öğretmenlerin seçmesi gerekirdi. Bazı şeyleri abartmayalım. Mahalle halkını müdürün amiri durumuna getirmenin, eğitime hangi katkısı olacak acaba… Devletin kurumuna,  kamunun görevlisine, kamu görevlisi olmayanı amir tayin etme de neyin nesiymiş. La havle… Müdür, kendisini seçen ve bir daha seçecek olan öğretmenlere karşı nasıl amirlik yapacaktı ki?.

 

Bunun yerine yöneticilerin kadrolarının verilmesi daha büyük bir güvenle işlerin yapmalarını sağlayacaktır. Sizin asıl işiniz öğretmenlik demek sorunu çözmüyor. Sen öğretmensin diyorsun, adamın kapısında “müdür” yazıyor. Bu ne ya şimdi: deve mi kuş mu?

Eskiden sınav mı vardı, falancanın telefonu ile fişmanca müdür oluyordu şeklindeki ifadeler doğru fakat yersizdir. Aynı haksızlığı-hukuksuzluğu siz de yapacaksanız, yıllarca atıp-tuttuklarınızdan farkınız ne o halde.

Kriter ve liyakate azami önem verilirse; herkes, her makama yeşillenmeyecektir. Parti kapılarını, sendika kapılarını aşındırmayacak; vekilleri, amirleri meşgul etmeyecektir. Daha baştan kendi kendisini eleyecektir. Hiç bir kıstas olmadan amir olunursa, benim neyim eksik diyen yollara düşer...

Memleketimizin her bir insanını,  farklı düşünüyorlar diye; kendi ellerimizle başkalarının kucağına atıyoruz. Mahallemizin çocuklarını, başka mahallenin çocuklarıyla birlik olmaya itiyoruz. Yaptığımız her hata karşı cepheyi büyütüyor... Hiç gereği yok. 

Çıkarılacak yönetmeliklerde dikkate alınması dileğiyle, önceki yıllarda kaleme aldığımız bazı hatırlatmalarla bitirelim: Öncelikle kanunlarımızda da yer alan, kariyer ve liyakat esas alınmalıdırOn yıl öğretmenlik yapmamış bir kişi okul müdürü, şube müdürü, ilçe-/il müdürü olmamalıdır. Öğretmene rotasyonuygulanacaksa kimse mağdur edilmemelidir. Okulunun yakınından ev alan bir eğitimci uzak diyarlara bir nevi sürgüne tabi tutulmamalıdır. Bu durumdan beklenilen yarar, zararından asla daha fazla değildir. Bunun yerineteşvik getirilebilir. Öğretmenlerin nöbet görevleri tercihe bırakılmalı ve karşılığında ücret ödenmelidir. Uzman ve başöğretmenlik sınavla ya da akademik kariyerle kazanılmalıdır. Eskiden olduğu gibi tezli yüksek lisanslı eğitimcilere ek dersler %25, doktoralı öğretmenlere ise %50 artırımlı ödenmelidir. Sınıf öğretmeni - branş öğretmeni ayrımı kaldırılmalı, maaş karşılığı ders saatleri eşitlenmelidir.

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/