TÜRKİYE GELECEĞİNİ OYLUYOR... | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>TÜRKİYE GELECEĞİNİ OYLUYOR... 21.02.2017 16:09

TÜRKİYE GELECEĞİNİ OYLUYOR...

Referandum

Önümüzde Türkiye’nin geleceğini oylamak gibi önemli bir Referandum süreci var. Referandum, halkın iradesinin idareye doğrudan yansıması demektir. Bir başka deyişle halkın kendi geleceğine kendisinin doğrudan karar vermesi demektir.
         Türkiye uzun yıllardır darbe anayasalarıyla yönetildi. Türkiye’de ilk defa darbe anayasasından kurtulmak ve sivil bir anayasa yapmak için önemli bir adım atıldı. Şimdi halk 16 Nisan 2017’de kendi geleceğini oylayacak. Türkiye darbe anayasasıyla yönetilmeye devam mı edecek yoksa sivil bir anayasa ile mi yönetilecek, buna halkın kendisi karar verecektir. 
         Türkiye Cumhuriyeti kurulalı 94 yıl olmasına rağmen, Türkiye’de tam 64 hükümet görev yaptı. Bu şu anlama geliyor. Türkiye’de kurulan hükümetler 1,5 yılını bile dolduramamış… Ne hazin bir durum ki, Türkiye 30 günlük iktidarlar bile gördü. 
21 Haziran 1977’de Ecevit’in kurduğu Azınlık Hükümeti sadece 30 gün iktidarda kalabildi. Bu kadar süre görev yapan bir iktidardan ülkenin güçlenmesi ve istikrar adına atılımlar yapması beklenebilir mi?
         Oysa yaşadığımız coğrafya, güçlü, iradeli ve dirayetli bir ülke olmamızı gerektiriyor. Güçlü, iradeli ve dirayetli olmak ise ancak güçlü iktidarlar ile mümkündür. Bulunduğumuz coğrafyada güçlü, iradeli ve dirayetli olmadığımız sürece kurtlar ve çakallar sofrasına meze olmamız kaçınılmaz olacaktır. 
         Güçlü bir ülke olabilmek için güçlü bir yönetime ihtiyaç var. İşte bu durumun farkında olan devlet aklı, vesayet sisteminden kurtulmak ve yeniden güçlü bir Türkiye oluşturmak için bir plan devreye soktu. Bu plan gereği ülkeyi koalisyonlarla yönetilmeye mecbur bırakan Parlamenter Sistemden vazgeçmek, bunun yerine Cumhurbaşkanlığı Sistemini devreye sokarak ülkeyi koalisyonlardan kurtarmak ve Türkiye’yi 5 yıllığına yönetecek kişiyi doğrudan halka seçtirmek gerekiyordu. 
         İşte 16 Nisan 2017’de Referanduma sunulacak olan yeni anayasanın amacı tam da bu… Türkiye’yi yönetecek iktidarın doğrudan halk tarafından seçilmesi demek güçlü bir iktidarın yolunu açmak demek, güçlü bir iktidarın yolunu açmak demek ise güçlü bir Türkiye’nin yolunu açmak demektir. 
         Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen iç ve dış odaklı şer güçlere hizmet eden bazı mihraklar bilerek ve kasıtlı olarak bu durumu engellemeye ve sabote etmeye çalışıyorlar. Hainlerin bu çabalarını anlamak mümkün, çünkü onların ipi dış odaklı şer güçlerin elinde ve dış odaklı şer güçler o ipi nasıl hareket ettirirler ise onlar da ona göre hareket ediyorlar.
Bizim üzüldüğümüz nokta şu!.. Vatanı ve milleti için canını bile feda etmekten zerrece çekinmeyeceğini bildiğimiz bazı kardeşlerimiz, maalesef işin bilincine varamayıp o dış odaklı şer güçlere hizmet eden hainlerin propagandalarına aldanıyorlar ve devlet aklının ülkeyi güçlendirmek adına yaptığı bu plana karşı çıkıyorlar…
         Türkiye`nin güçlenmesini ve İslam âlemine lider olmasını isteyen ilim ve irfan sahibi kişilerin şer güçlerin propagandalarına aldanan ve onların oyununa gelen bu vatansever kardeşlerimize ulaşması, güçlü bir Türkiye için güçlü bir iktidara gerek olduğunu onlara anlatması ve onları mutlak ve mutlak bilinçlendirmesi gerekiyor. Bu aynı zamanda Müslümanlık, kardeşlik ve vatandaşlık görevidir. Hepimiz şunu iyi bilmeliyiz ki, vatanı olmayanın ne dini ne diyaneti, ne namusu ne de ırzı emniyette olabilir. 
         Çevremize baktığımızda şer odaklı güçlerin hilelerine aldanarak bilerek ya da bilmeyerek hainlere destek vermiş ve bu sebeple vatanının işgal edilmesine vesile olmuş Müslüman halkın kendi ülkelerini ne hale getirdiklerinin ibretlik durumlarını üzülerek izliyoruz. Bizim ülkemizin de bu hale gelmesini istemiyorsak aklımızı başımıza alıp dış odaklı şer güçlerin hilelerine aldanmamamız ve onların tuzaklarına düşmememiz gerekmektedir.
         Allah-ü Teala Âli İmran Suresi, Ayet 118’de “Ey iman edenler, sizden olmayanları dost edinmeyin; onlar, sizi şaşırtmakta kusur etmezler, sıkıntıya düşmenizi arzu ederler. Baksana, öfkeleri ağızlarından taşmaktadır; (onların size karşı) kalplerinde gizledikleri (kin) ise daha büyüktür. Biz size ayetleri (belki düşünür) aklınızı kullanırsınız diye açıkça bildirdik.” diye buyuruyor.
         O halde Müslümanlar olarak bize düşen, Allah’ın (c.c.) ayetlerinden ibret alarak düşmanlarla dost olmamak, düşmanların bizi şaşırtmakta pek mahir olduklarının bilmek ve ona göre önlem almaktır. 
         Allah cümlemizi aklını gereği gibi kullanan ve birilerine kiraya vermeyen bahtiyar kullarından eylesin…

Amin… 

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/