YAĞMURDAN KAÇARKEN… | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>YAĞMURDAN KAÇARKEN… 17.05.2016 17:48

YAĞMURDAN KAÇARKEN…

Tedbir bizden, takdir Allah’tandır.

Her yeni güne, hayallerimizi yıkan yeni haberlerle uyanıyoruz. Daha dün mahkûm edilenlerin bugün beraatından canlı bombalarla ortalığı kan gölüne çevirenlere, ülkeyi savaşa çekmek isteyen güçlerin doğudaki il ve ilçelerimize attığı bombalardan memur sınavlarındaki haksızlık sonucu işe girenlere, üniversite giriş sınavlarındaki soru hırsızlığından, teröristlerin eylemlerine göz yuman emniyet görevlilerine kadar iğrenç olaylar ve haberleri.

     Her şey yolunda giderken, kendi uçağını ve silahını üretmiş, dış borcunu bitirip faiz lobilerinin sömürüsünden kurtulmuş, terör eylemlerini bitirme noktasına getirmiş, enflasyon ve faiz canavarına dur demiş, ülkenin dört bir yanını duble yollarla çevirmiş, parası değer kazanmış, kısaca refah noktasını tam yakalamışken her şeyin tersine dönmesine sebep neydi. Neydi bu prangalarından kurtuluşu ve yükselişi durduran şey. Neydi Yeni Türkiye’nin önünü tıkayan sebep.

     Devletin polisi, öğretmeni, çalışanı, kısaca memuru o devletin halk ile karşı karşıya olan yüzüdür. Biraz daha ileri gidersek, memur, icraatlarıyla aynı zamanda idarede olan hükümetin vitrinidir. Devlet memurları kendilerine verilen görevleri düzenli bir şekilde ve hizmetin gereklerine uygun olarak yürütmek zorundadırlar. Sadakat, tarafsızlık ve devlete bağlılık, emirlere uymak, iş başında bulunmak, devletin malını korumak gibi temel vazifeleri vardır. Aynı zamanda toplu eylemde bulunmama, gizli bilgi ve belgeleri koruma gibi görevleri de mevcuttur. Görevlerden çok temel haklara sahip memurların, halk ile yüz yüze olmaları münasebetiyle her hareketi devletin ve hükümetin icraatı sayılmaktadır.

     Türkiye’nin terörden çok daha fazla belini büken ve ülkeyi maddi ve manevi zarara sokan ihanet olayı, devletine sahip çıkması ve koruması gereken, devletin içine sızmış memur eliyle yapıldığı için telafisi mümkün olmayan sonuçlara vesile olmuştur. Bu ihanet şebekesine çıkar ve duygusal bağ ile bağlı öğretmen okulda, polis emniyette, savcı adliyede, hâkim kararlarda, doktor hastanede, asker milli savunmada, akademisyen üniversitede, işçi sokakta, memur masa başında her hareketiyle devletin içini oymuş, okyanus ötelerine hizmette vatanını satmaktan çekinmemiştir. Her ne kadar belli oranda temizlik yapıldı ise de olay buz dağı misali bir durum gibi karşımızda bütün vahametiyle durmaktadır. Belki her olumsuz olayı bu ihanet şebekesine bağlamak kolaycılık olacaktır ama kirli planları deşifre olduktan, devlet ve hükümet ile ayrı düştükten sonra terör olaylarının artmasını, eski hukuki kararlardaki yanlışlıkları ve ülkeyi uçuruma götüren olayları nasıl yorumlamak lazımdır.

     Vatandaşa zulmeden tavırlarıyla devleti zaafa uğratmaya çalışanların hizmet ettiği anlayışı sorgulamak gerekir. Her şeyin değiştiği ama 657’nin hala bir öcü gibi önümüzde durduğu ülkemizde, hukukun içine sızmış, adalete değil abilerine hizmet eden hukuk mensuplarının marifetiyle dokunamadığınız ama her hareketi ihanet kokan zevatın icraatları her geçen gün devleti biraz daha zaafa uğratmaktadır. İhanetine şahit olduğumuz emniyet görevlisini doğuya sürmekle doğudaki terörün tırmanmasına farkında olmadan destek olduk. Abilerinin emriyle karar veren hâkimleri başka illere göndermekle bu yapıyı ülkenin dört bir yanına dağıtmış olduk. Devletin değil de okyanus ötelerinin fikirleriyle öğrenci yetiştiren öğretmenleri idarecilikten alıp sınıflara vererek pırlanta misali çocuklarımızla baş başa kalmalarına ve onları daha kolay işlemelerine sebep olduk. Devlet dairelerindeki paralel zihniyetteki memurları aktif görevlerden alarak pasifize ettiğimizi zannettik ama işleri durdurma noktasına getirdiklerini fark edemedik. Siyasi olarak etkin olamadıklarını görünce sevindik ama PKK ile işbirliği içine girmelerine engel olamadık. İdari kadrolarda değişiklik yaparak kontrolü ele almayı düşündük ama devletin gizli bilgilerini satmalarını önleyemedik. Kısaca ihaneti gördük ama tedbirimizi yeterince alamadık. Çünkü devletin her kademesinde adeta kılcal damarlara kadar girmiş olan bu yapıyı temizlemek kolay değildi.

     Ülkemiz terörden bu kadar zarar görmedi. Devletimizi hiçbir darbe bu kadar çökertmedi. Milletimiz hiçbir dönemde bu kadar demoralize olmadı. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmuş gibi olduk. Allah’a şükür ki devletimiz ve milletimiz güçlüdür ve bu illetin üstesinden de gelecektir. Yeni yeni toparlanmaya başlamışken başka illetlerle karşılaşmamak ümidimizdir. Çünkü bu ihanet yapı sadece kendi içindeki dinamiklerle değil uluslararası güçlerin destekleriyle faaliyetlerini yürütmektedir. Anlaşılan o ki bugün bittiğini sandığımız bu yapı her an yeni kirli oyun ve planlarla karşımıza çıkabilecektir.

     Tedbir bizden, takdir Allah’tandır.

     Korktuklarımızdan emin, umduklarımıza nail olmamız ümidiyle… 

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/