NASIL BİR ANAYASA? | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>NASIL BİR ANAYASA? 01.11.2016 10:43

NASIL BİR ANAYASA?

yeni anayasa

Anayasa, devletin kuruluşunu, yasama, yürütme ve yargılama kuvvetleri ile vatandaşların hak ve görevlerini düzenleyen temel kanundur. Anayasa devletin yönetim biçimini belirler. Toplumların ülke üzerindeki egemenlik haklarını, bireylerin temel haklarının hangi şartlar altında devlet tarafından kullanılabileceğini, devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını belirler. Osmanlı döneminde bunun adına “kanun-u esasi” Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında ise “teşkilat-ı esasiye kanunu” denmiştir. Fransızca “constitution” (konstitüsyon) sözcüğünün karşılığı günümüz Türkçesinde “anayasa” kelimesi kullanılmıştır.

         Bir ülkenin anayasası nasıl olmalıdır. Aslında en önemli soru budur. Hazırlanan anayasada nelere dikkat etmeli ve hangi şeylere öncelik verilmelidir. 1924 anayasası hazırlanırken yapıldığı gibi aramızda çok benzerlik var diyerek başka bir ülkenin anayasası bizim üzerimize ne kadar oturur ve bizim sorunlarımızı ne kadar çözer.

         Dünyaca ünlü bir suç araştırma uzmanı çeşitli ülkelerdeki hapishaneleri dolaşıp katiller üzerinde bir araştırma yapmaktadır. Gittiği her hapishanede cinayetten yatan mahkûmlarla konuşur. İşledikleri suçları, ne kadar yıl hapis cezası aldıklarını, bu suçu işlerken ve işledikten sonraki halet-i ruhiyelerini, işledikleri suçun cezasından ne kadar haberdar olduklarını, geride bıraktıkları ailelerini, hapishanedeki durumlarını gibi birçok konuda cevap aradığı sorularla karşısına çıkar mahkûmların. Birçok ülkede, birçok hapishanede görüştüğü mahkûmlardan elde ettiği verilerden yola çıkarak bir rapor hazırlar. Aslında gayesi katillerin veya katil diye hapishanelerde yatanların psikolojik durumlarını analizdir. Raporunun bir bölümünde ise şu tespiti yapar. “Türkiye’deki hapishanelerde yatan katiller kadar cana yakın, merhametli, sevecen ve yardımsever insanlar görmedim.”

         Belki bir cümle, belki bir tespit, belki öylesine söylenmiş bir söz ama üzerinde tezler yazılacak, tartışmalar yapılacak, tarihe mal olacak bir ifadedir bu aslında. Bu tespiti yapan kişi bunun nedenini bilmeden böyle bir rapor kaleme almıştır. Bu tespitin ardından sebeplerini dile getirmemiştir. Neden bizim ülkemizdeki hapishanelerde katil diye yatan mahkûmlar dünyanın diğer ülkelerindeki hapishanelerde katil diye yatanlardan daha merhametli, daha sevecen ve daha cana yakın. Bu hukuk tarihimize ışık tutacak ve yeni anayasalara zemin hazırlayacak bir tespittir ama sebeplerinin araştırılması gereken bir tespit. Bu tespit sadece bir mahkûmun duruşu değil, bir ülkenin duruşudur aslında. Bu tespit bir katilin psikolojisinden öte bir milletin psikolojisini yansıtmaktadır. Bu durum bir milletin acıklı hukuk tarihini, taraflı yargısını ve acımasız infazını gözler önüne seren bir durumdur.

     Türkiye’deki hapishanelerde yatan katillerin veya katil diye suçlanıp cezalandırılan insanların cana yakın, merhametli, sevecen ve yardımsever insanlar olmalarının tek sebebi inandıkları gibi yargılanmamalarından kaynaklanmaktadır. Yani hukuk sistemi ile inanç sisteminin aynı kaynaktan beslenmemesidir asıl neden. Namusuna, inancına, vatanına, dini ve milli değerlerine dil uzatan birini inançları gereği öldüren bir kişi aslında kendi vicdanında suçlu değil, başka ülkelerin ve başka milletlerin anlayışı ile inşa edilen hukuk sistemine göre suçludur. Siz bu insanı nereye hapsederseniz hapsedin o aslında katil değil, inançlarının gereğini yerine getiren bir kişidir. Bu yorumumuz herkesin inancından ötürü istediğini öldürebileceği sonucunu doğurmaz.

Batıdaki hapishanelerde yatan katiller için durum böyle değildir. Onlar inançları uğruna değil ihtirasları uğruna cinayet işlemişlerdir. İnançları uğruna değil ihtirasları, çıkarları, vahşetleri ve taşkınlıkları uğruna cinayet işleyenlerden inançlı insanların merhametini ve şefkatini bekleyemezsiniz. Çıkarları uğruna katil olanlar hapishanelerde de aynı vahşeti sergileyeceklerdir. Onun için batıdaki hapishanelerdeki cinayet oranları çok daha fazladır.

Yeni anayasa için dikkat edilmesi gereken tek şey bu milletin inancı olmalıdır. Yıllardır batı anlayışına göre tesis edilen anayasalar ile bu millete yapılan zulüm yeter artık. 1921, 1924, 1961, 1982 anayasalarının hiç biri bu milletin bağrından çıkmış anlayışla tesis edilen yasalar değildir. Hepsi de bize dayatılan ve bizi bölüp parçalayarak idare etmeye, daha doğrusu sömürmeye çalışan batı zihniyetinin anlayışıyla yazılan yasalardır.

Kitabımıza, inancımıza, örfümüze ve adetlerimize uymayan kanunlar ile sadece insanımız değil seçilmiş hükümetlerimiz de yıkılmıştır. Aslında ilahi olmayan anayasalar da yıkılmaya mahkûmdur.

 

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/