LİYAKATSİZ LAİKLER | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>LİYAKATSİZ LAİKLER 04.05.2016 09:33

LİYAKATSİZ LAİKLER

“Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.”(Tin,4)

“Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.”(Tin,4)  İlahi fermanının muhatabı insan, yeryüzünde Allah’ın halifesi olarak yaratılmıştır. İnsanı yeryüzünde en güzel şekilde yaratan Allah (cc)  “O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yarattı.” (Bakara,29) buyruğu ile her şeyi onun emrine vermiştir. Bu yaratılış boşuna değil bir sebebe matuftur.  Bütün bu güzellikler içindeki insanın görevi de yine Yaradan tarafından ilahi kelamında  “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat,56)  ayetiyle dile getirilmiştir. Demek ki insanın en önemli görevi; Yaratıcısını tanımak, O’na iman etmek ve imanın gereği olan kulluk görevlerini yerine getirmektir.

     Yeryüzünde arzu ettiği hedefine ulaşmak isteyen insanoğlu için dünya amaç değil araçtır. Arabaya binen kişi için araba araç, hedefine ulaşmak amaçtır. Yemek yiyen için yiyecekler araç, karnını doyurmak amaçtır. Okula giden için okul araç, eğitim amaçtır. Milletler için demokrasi araç, huzurlu yaşamak amaçtır. Müslümanlar için din araç, dünya ve ahiret saadeti amaçtır. Kendi yaratılış sebebi ve kulluk görevini unutanlar, başkaları üzerinde tahakküm oluşturmak ve kendi sultalarını devam ettirebilmek için araçları amaç gösterip zulümlerini devam ettirirler.

     Yıllardır Türkiye’de laiklik de bu minvalde kullanıldı. Laiklik kılıcıyla ne canlar yakıldı, ne ocaklar söndürüldü ve ne hayaller yıkıldı. Türk milletini inancından uzaklaştırmak için her türlü baskıyı uygulayanların elindeki tek silah laiklik idi. Yıllarca ibadethaneleri ahırlara çevirip içlerinde her türlü melaneti işleyen ve devlet eliyle camileri satanların sarıldığı şey laiklik idi. Demokratik seçimle seçilmiş başbakanını kendi elleriyle asıp bunun adına devrim diyenlerin dilindeki söz laiklik idi. Genç nesillerimizi sağ sol kavgasıyla birbirine düşürüp kırdıranların haykırdığı şey laiklik idi. Üniversiteleri cephanelik, öğrencileri militan yetiştiren sözde Profesörlerin sarıldığı silah laiklik idi. Üniversite kapılarında ikna odaları kurup çocuklarımızı dinlerinden koparmaya çalışanların arkasına sığındığı şey laiklik idi. Köhnemiş fikirlerine ve kendi sultalarına uymayan siyasi partileri yine kendilerinin uydurduğu gazete manşetleriyle kapatanların delilleri laiklik idi. Halka rağmen siyasi geleceklerini kurtarmak adına demokratik yollarla seçilmiş hükümetleri alaşağı etmek için asker postallarına sarılanların savunduğu şey laiklik idi. Baskıcı ve despot yapıyı devam ettirebilmek için vatandaşı bidon kafalı ve göbeğini kaşıyan adam yerine koyanların zihniyeti laiklik idi. 1 Mayısları bahane ederek Taksim meydanında milleti galeyana getirip üzerine kurşun yağdıranların en önemli sözü laiklik idi. Siyaseten kazanamayacağını anladığında her türlü çirkefliğin içine girip bunu da makul bir siyaset göstermeye çalışanların siyaseti laiklik idi. Halkın teveccühüyle belirli sanatsal makama gelip ardından köhnemiş siyasi düşüncesi iktidar olmadı diye halkı aptal yerine koyan sözde sanatçıların dilinde pelesenk laiklik idi. Her on yılda bir, birilerinin arzu ve isteklerinin yerine gelmesi için demokrasiye darbe vurup, ülkeyi yıllarca gerilere  götüren darbecilerin bahanesi laiklik idi. Ülkeyi demokrasiyle değil, oligarşik bürokrasiyle idare etmeye çalışanların sarıldığı tek madde laiklik idi.

      Ülkem nelere şahit olmadı ve tarih neleri kaydetmedi ki? Bu millet bütün bu rezillikleri laiklik pençesi altında yaşadı. Daha doğrusu laikliği milletin üzerinde tahakküm kurmak isteyen goygoycuların eliyle yaşadı. Bu zevat her dönem laiklik teranesi ile halkı bastırdı ve kendine Karunlar misali hayatlar kurdu.  Laikliği kullanıp toplumu geriyor ve o gerilimden siyasi rant elde ediyorlardı. Niyetleri laiklik falan değil, ülkeyi kavga ortamında tutup, laikliği kendi melanetlerine örtü yapmaktı. Nitekim yaptılar da. Yıllarca bu senaryo oynandı ve bu film tuttu. Ta ki halkın iradesi tecelli edip, kendi içinden dirayetli bir hükümet seçene kadar. Bütün oyunlar bozuldu ve bütün arzuları kursaklarında kaldı. Kinleri içinde kalanlar ne zaman bir laiklik sözü duysa altını ve üstünü sorgulamadan eski hastalıkları depreşiyor ve kinlerini kusmaya başlıyorlar.

     Artık dünya ile yarışan ülkemde bu türlü oyunlar tutmayacak ve oyun sahipleri kendi ihtirasları ile baş başa kalacaklardır. Çünkü ne bu ülke onların arzu ettiği o eski ülke ve ne de bu millet onların oyunlarına kanacak bir millet.

     Gelecek güzel gelecek…

     Selam ve dua ile…       

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/