HAKKA GİDEN NURLU YOLLAR -II- | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Ana Sayfa >>HAKKA GİDEN NURLU YOLLAR -II- 17.06.2020 22:16

HAKKA GİDEN NURLU YOLLAR -II-

Tufanda kurtulanların soyundan, Yemen ile Umman arasındaki Ahkâf adlı bölgeyi yurt tutmuş olan Âd milletine peygamber olarak gelmişti Hz. Hûd(as)… İnsanları boy ve kuvvetçe üstün olan Âd milleti, İrem diye ün salmış şehirlerinde servetleriyle ve kendilerine bağışlanmış özellikleriyle büyüklenip hakkı inkâra yönelmiş, putları ilah edinerek yoldan çıkmıştı. Artık kuvvetliyi haklı, güçsüzü haksız görüyor, zulümleriyle insanları inim inim inletiyorlardı. Hûd (as) azgınlıkta sınır tanımayan bu milleti defalarca uyardı. Nuh milletini su boğdu, Âd milletini de uğradığı hiçbir şeyi bırakmayan, her şeyi kül gibi savuran, kökü kurutan, kasıp kavuran, yedi gece sekiz gün süren şiddetli bir rüzgâr yok etti. Tevhid mücadelesinde Hz. Hûd’a uyanlar kurtuldu.

Zaman geçti. Şam ile Hicaz arasında Hıcr’de yaşayan bir millet vardı. Kayaları oymuş, tepelere saraylar yapmış, ovaları köşklerle donatmıştı. Ancak imansızlık bu sağlam ve güçlü toplumun bünyesinde açılmış devası olmayan bir yaraydı. Bu toplumu medeniyette daha ileriye taşıyacak, manevi yaralarını saracak bir doktora ihtiyaç vardı. Şirk içinde olan Semud milletine gelmişti Salih (as)… Dürüstlüğü, iyiliği ve kabiliyeti ile sevilen bir kişiydi o... Kavminin isteği üzerine Allah’ın izniyle kayadan dişi deve çıkardı ama onlar yine de inanmadılar. Deveyi öldürmeleri onların sonu oldu. Azgın Semud milletini bir çığlık yok etti. İmansızlık illetinin ilacı olan vahiyle, imansızların “tabib-i hâzık’ı [işinin ehli doktoru]” olmuştu.  Ona inananlar kurtulmuştu. Semud milletinden geriye sadece çökmüş evler ve alınacak ibretler kalmıştı.

 İnançsızlar yeryüzünden silinirken her defasında inanan insanlar yeni medeniyetler inşa ettiler. Bâbil medeniyeti de öyle oldu. Allah’a inanmayan, putlara ve yıldızlara tapan “sabiî” inançlı Bâbillileri, medeniyette hak yola davet için “İnsanlara Önder”, “Dünyada Seçkin Kul”, “Ölüleri Dirilten”, Allah’ın “Halilim” dediği, atıldığı ateşi gül bahçesine çeviren, “Rabbim bana salihlerden olacak bir evlat ver!” duasıyla Hz. İsmail’e kavuşan, Allah’a teslimiyetin örneği, Allah’ın evi Kâbe’nin banisi, içli, yumuşak huylu, yüreği yanık, vefakâr, hanif, sadık, ebu’l-edyâf [misafirler babası], kalbini irfana, dilini burhana, bedenini nirana, çocuğunu kurbana, malını dayf u ihsana teslim ve tahsis eden Hz. İbrahim ile devam etti medeniyet yolculuğu ve peygamberler silsilesi… Puta tapmakta ısrar eden, kendisine Allah tarafından verilen mülk ve saltanattan şımarıp ilahlık iddiasında bulunan Nemrut ve yandaşlarıyla mücadele etti Hz. İbrahim... Göç ettiği Şam’da ona yeni bir ufuk açıldı ve her geçen gün inananları arttı. Bâbil küfür içinde kaldı, İbrahim milleti Şam’da yeni bir medeniyet inşa etti.

İbrahim (as) devrinde komşu ülke Sodom’da bir halk türedi. Sapıklığın, ahlaksızlığın, edepsizliğin en adisinin yaygın olduğu dönemde geldi Hz. Lût(as)… İbrahim’in (as) yeğeniydi ve ona ilk inanan kişiydi. “İlim ve hikmet sahibiydi.” “Rahmete erenlerden ve iyilerdendi.” Duasıyla otsuz ve çorak topraklar mümbit hale geliyordu. Milletin azgınlıklarından Rabbine sığındı ve O’ndan yardım istedi. Karısı, iman konusunda peygamber kocasına ihanet etmiş iki kadından biriydi. Bir gece, karısı dışındaki ailesini alıp yeni bir medeniyet inşa etmek üzere bu sapık milletin arasından ayrılıp gitti. Geride kalan sapık millet, üzerlerine taş yağan bir rüzgârla yerle bir oldu. Lût (as) ve bağlıları helâkten kurtuldu. Geride ibret ve işaretler bıraktı,olanları hatırlatan...

Sıra çöllerde medeniyet kurmaya gelmişti. İbrahim (as), Allah’ın emri ile eşi Hacer ve memedeki oğlunu Filistin’den alıp Mekke’de çöle bıraktı. Allah’ın kurbanı, teslimiyet, tevekkül ve samimiyet timsali, hatırına zemzem fışkıran, ıssız vadiyi Mekke’ye çeviren, Kâbe’nin temellerini yükselten, özü doğru, sözü doğru, Rabbinden hoşnut, Rabbinin hoşnutluğunu kazanan, vaadine sadık, “Allah’a yükselen, varlıklar dünyasında üstün bir mevkiye sahip” ve “Sabırlıydı”Hz. İsmail(as)...

(Medeniyetimizin Mimarları)

 

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/