BİR TUTAM SEVGİ | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>BİR TUTAM SEVGİ 02.12.2015 10:32

BİR TUTAM SEVGİ

BİR TUTAM SEVGİ

Bir damla sevgidir dünya. Bir damla sevgidir insan. Bir damla sevgidir hayat ve bir damla sevgi ile daim olur her şey.

      İslam dininin temel amaçlarından biri de toplumu oluşturan fertlerin sevgi ve saygı içerisinde kardeşçe yaşamasıdır. Dinimiz, mü`mini: “İnsanları seven, herkesle iyi ilişkiler kuran ve iyi geçinen insan” diye tanımlar. Hz. Muhammed (sav) bir Hadis-i Şerifte  “Mü’min,  iyi geçinen ve kendisiyle de iyi geçinilen insandır. İnsanlarla iyi geçinmeyen, kendisiyle de iyi geçinilmeyen kişide hayır yoktur."(Müsned)  Buyurarak müminin temel vasfını ortaya koyar.  Bunu da “Ülfet” kelimesiyle anlatır. Ülfet kelimesi, konuşmak, dostluk kurmak, arkadaşlık yapmak, cana yakın olmak, münasip kimselerle güzel bir şekilde görüşüp anlaşmak, insanları sevmek ve onlarla iyi geçinmek anlamlarına gelir. İnsan sosyal bir varlık olması münasebetiyle bir arada yaşamak, birbirleriyle görüşmek ve iyi geçinmek durumundadır. İslam insanlar arasındaki dayanışmaya, birlik ve beraberliklerine çok önem vermektedir. Kur`ân-ı Kerîm, "Allah`ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O`nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz."(Âl-i İmrân, 130) ifadesi ile insanlar arasındaki kin ve düşmanlığı giderip kalplerine ülfet ve muhabbet koyarak kardeş haline gelmelerinin Allah`ın bir lütfu ve ikramı olduğunu ve müminlerin de bu minval üzere yaşamaları gerektiğini söyler. Bunu sağlayan da ülfet ve muhabbettir. Ülfet ve muhabbet gittiğinde yerini nefret ve düşmanlık alır ki bu da toplumun yıkımı demektir. Ülfetin karşıtı uzlettir. Uzlet, insanlardan uzaklaşmak, bir köşeye çekilip kendi başına yaşamak demektir. Nefret ve düşmanlığa sebep olmamak adına uzlete çekilmek ve toplumun içine karışmamak da doğru değildir. Bu ülfet vasfına ve insanın yaratılışına aykırıdır.  Çünkü Allah Teâlâ “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık.” (Hücurat, 13) ifadesiyle, birbirimizle görüşüp tanışmamıza ve anlaşmamıza verdiği önemi ortaya koymuştur.

     Peygamber Efendimiz (sav) dostluk ve insanlarla sosyal münasebetlerimiz adına biz ümmetine en güzel bir şekilde örnek olmuş ve uymamız gereken ölçüleri de bildirmiştir. Mü`minin sevmesi de, kızması da nefsi için değil Allah rızası içindir. Kızması hak hesabına ve yanlış içinde olan kimsenin hatasını önlemeye matuftur.  Mü`min ortaya koyduğu sevgisinde ve kızmasında ölçülü olmalıdır. “Bir şeyi aşırı sevmen, seni kör ve sağır edebilir.” (Ebû Davud, Edeb, 125/5130.) diye buyurur Peygamber Efendimiz. Çünkü aşırı sevgi ve aşırı nefret, bazen insanların doğruları görmesine mani olabilmektedir. Müslüman kişi dengeli bir yapıya sahip olmalıdır. İslam dini her şeyin aşırısını yasaklamıştır. Dinimiz İslam, insan ilişkileri hakkında önemli bir ölçü getirmektedir. Sadece söz ve fiilde değil, duygularda bile bir denge aranmalıdır. Binâenaleyh aşırı sevgi ve bağlılık insanı kör ve sağır edebileceği gibi, aşırı nefret ve düşmanlık da insanı zulme ve haksızlığa sevk edebilir. İnsan doğası gereği, gönülden bağlı olduğu kişi veya kurumlar, hangi yanlışı yaparsa yapsın mutlaka bir gerekçe bularak onu masum ve sevimli göstermeye çalışır. Ama sevmediği kişiler ne kadar iyi ve güzel işler yaparsa yapsın, bir bahane bulur onu sevimsiz ve hatalı göstermekte sakınca görmez. Çünkü aşırı sevgi ve bağlılık duygusu, insanları kör ve sağır eder, gerçekleri görmesine mani olur. Aşırı sevgi ve nefret, asla İslâmî bir anlayışı yansıtmaz. Mü`min, kimden gelirse gelsin yanlışa gerekçe aramaz, yanlış olduğunu kabul eder ve söyler. Yine kimden gelirse gelsin iyiye ve güzele çamur atmayı düşünmez.

     Ölçülü olmak İslami prensiplerdendir. Resul-i Ekrem Efendimiz   “Sevdiğini ölçülü sev; çünkü günün birinde senin düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü düşmanlık yap; çünkü günün birinde dostun olabilir.”(Tirmizî, Birr, 60) buyurarak bu dengeyi ortaya koymuştur.

     Hayat değişken olduğu gibi duygular da değişkendir. Bugün çok sevdiğimiz biri ile yarın düşman olabiliriz. Veya bugün çok kızdığımız biri ile yarın dost olabiliriz. Aşırı sevmenin veya aşırı nefret etmenin insan hayatında onulmaz tahribatları olabilir. Aşırı sevgi sualsiz teslimiyete, aşırı kızgınlık ise kin ve nefrete yol açabilir.

     Hakkı ve doğruyu görmemiz ümidiyle…  

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/