The Roma | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>The Roma 17.11.2015 17:01

The Roma

‘Sonsuz özgürlük’ şehri ve ‘sonsuz özgürlük operasyonuna’ uğramış şehrin kısa ve basit bir değerlendirmesidir bu.

Geçen hafta boyu Caput Mundi  (Dünyanın Merkezi- Sonsuz Şehir) takma adlı Roma’yı yürüme gezdim. Sadece, onların çok sevdikleri Vespa’ları ile dolaşabildiğim kadar şehri dolaştığım bir gün hariç. İnsanlarla anlaşmak için dil bilmeye pek de gerek olmadığını bir kez daha anladım.

İtalya bizim gündemimizde hemen hemen hiç olmayan bir ülke. Öyle ya da böyle haberlerde adını sıkça duyduğumuz belirli ülkelerden değil. Afganistan da öyle…

Size iki şehirden bahsedeceğim. Birisi benim gözlem ve hislerimle diğeri bir süredir Kâbil’de yaşayan bir arkadaşımın sözleriyle. Her ikisi de bir başkent ve söyleyeceklerim basit ve kestirme sonuçlar.

Roma stressiz ve basit bir şehir. Karmaşa yok, planlı, düzenli, sistemli bir Avrupa başkenti. Şehre ayak bastığın anda bir yabancıya ne lazım olduğu düşünülerek uygulanmış olduğunu anlıyorsun. Bir anlamda çok da yabancılık çekmiyorsun denilebilir.

Roma aynı zamanda İtalya’nın 20 bölgesinden biri olan Lazio bölgesinin de başkenti; birbiri ile ezeli rekabette olan As Roma ve Lazio olmak üzere iki futbol takımı var. Benzerliklerimiz biraz fazla ama bir Romalıya; başka bir şehirde yaşamayı düşünür müsünüz diye sorsanız yüzünüze garip bir şekilde bakacağı söyleniyor.

Bence de öyle, orada olmaktan mutlular ve şehir yaşayanlarını tatmin ediyor duygusu hissediliyor.  En yüksekte kalan binaları Antik Roma’dan beri yapılmış olan tarihi mekân ve binalar. Caddeler ve çok sayıdaki meydanlar alabildiğine geniş, trafik düzenli ve seri, yayalar dahi trafik işaretlerine uyuyor ve benim en çok hoşuma gidenlerden biri de motosikletlerin bir otomobil gibi kabullenilmiş olmaları. Şehir içinde 80-100 arası süratle giden her yaştan bay-bayan motosiklet sürücüleri bir kavşakta yeşil ışığa rastladıkları zaman hiç hız kesmeden direkt (direkto) geçebiliyorlar.

Yani, sisteme o kadar güvenleri var. Vespa motor ile ilk saatimin içinde iyi bir sürücü olmama rağmen ben buna cesaret edemedim. Yanımdan hızla geçen sürücülere yetişmekte zorlandım bu arada belirteyim bir kavşakta kırmızı ışıkta bekleyen taşıtların en az yarısı motosiklet idi ve diğer araçların arasından adeta sızarak ön sıraları alıyor ve sarı ışık yanar yanmaz tam gaz devam ediyorlardı. Bizdeki gibi zaten on beş-yirmi saniye yanan yeşil ışığın en az yarı zamanını ilk iki sıradaki ‘ağırlar’ harcamıyorlardı ve orada korna sesi de duymadım sanki. İlk defa birbirini tanımayan sayıları fazla motosiklet grupları ile şehir içinde bu şekilde dolaştım.

Şehrin ulaşım ihtiyacının ağırlığı sanıyorum Toplu taşıma ve motosikletler ile sağlanmış. Anlatacak çok şey var ama sonuç olarak Akdeniz’e (Fiumisino) 20 km uzaklıkta 20 rakımda kurulmuş olan Roma’da karmaşanın,  güvensizlik ve gelecek endişesinin olmadığı sakin bir hayat hissediliyor.

Ve elbet her şey bu kadar değil size sadece basit bir sonuç söyledim, şimdilik…

Öte yandan gelelim Kâbil’e…

Malumdur 2001 yılında “sonsuz özgürlük operasyonu” ile işgal edilmiş olan Kâbil’de de stres ve karmaşanın olmadığını söyledi arkadaşım. En azından ortak bir sonuç tespit ettik.

İlginç, bir yanda M.Ö 100 doğumlu Roma Kralı (dictator perpetuus) Jül Sezar’ın ayak bastığı zeminin korunmuş olduğu 2.800 yıllık bir şehir diğer yanda Hindikuş dağlarında 1800 rakımlı bir plato içindeki 3.500 yıllık ama sürekli el değiştirerek işgal ve savaşlarla adeta tıraşlanmış bir şehir…

Kâbil bütün savaş, işgal, yıkım, çatışma ve yokluğa rağmen resmi olmayan gelirleriyle de kendi içinde bir denge bulmuş gibi. Ancak, Afganistan’ı tanımlarken söylenen ilk söz: Ölümcül anlaşmazlık hastalıklarından biri olan etnik ayrımcılık.

Bir şekilde yapılan kötülüklerin sonuçlarından yine mağdurları veya muhataplarını suçlamak hastalığı ile kötülük kaynaklarına kronik aldanma ve kendi içinde anlaşmazlık hastalığı bir araya geldikçe kaynayan kazandan pis kokular da gelmeye devam edecek. Dahası ateş bacayı saracak.

Zor günler yaşanıyor dünyada; güvensizlik, gelecek endişesi, karmaşa ve stres tıpkı Roma’nın motosikletleri gibi ülkemizde de en öne yerleşiyor.

‘Sonsuz özgürlük’ şehri ve ‘sonsuz özgürlük operasyonuna’ uğramış şehrin kısa ve basit bir değerlendirmesidir bu.

Bilirsiniz her şey bu kadar basit değildir ama büyük işler basit şeylerden çıkar.

Devam edecek.

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/