`Hizmetin Gereği` Atamalar ve Yürütmeyi Durdurma Sorunu | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.
Ana Sayfa
Dolar : 3,8637 Euro : 4,5470 Bist : $19.241
Ana Sayfa >>`Hizmetin Gereği` Atamalar ve Yürütmeyi Durdurma Sorunu 03.12.2017 20:58

`Hizmetin Gereği` Atamalar ve Yürütmeyi Durdurma Sorunu


657 Sayılı DMK’nin, “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76.maddesinde “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmü yer almaktadır.

Bu hükme dayanılarak hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Hizmetin gereği olarak yapılabilecek yer değiştirmeler” başlıklı bölümünde yer alan 50.maddesinde de şu hükümler yer almıştır:

(1) Haklarında yapılan adli veya idari soruşturma sonucunda o yerde kalmasında sakınca görülen öğretmenlerden görev yeri il içinde değiştirileceklerin atamaları, görevli oldukları yere göre sırasıyla alt hizmet alanlarındaki eğitim kurumlarına; görev yeri il dışına değiştirileceklerin atamaları ise, zorunlu çalışma yükümlülükleri de dikkate alınarak alanlarında öğretmen ihtiyacı olan eğitim kurumlarından birine yapılır.

(2) Sağlık durumu hariç olmak üzere, haklarında yapılan adli ve idari soruşturma sonucunda görev yerleri; il dışına değiştirilenler daha önce görev yaptıkları il’e, il içinde değiştirilenler daha önce görev yaptıkları ilçeye, ilçe içinde değiştirilenler ise daha önce görev yaptıkları eğitim kurumuna aradan üç yıl geçmeden atanma isteğinde bulunamaz.

MEB zaman zaman yürüttüğü soruşturmalar sonucunda görev yerinde kalmasında sakınca görülen kamu emekçileri hakkında bu hükmü uygulamaktadır. Son olarak 29 Aralık soruşturmaları sonucunda 1100 öğretmen bulundukları illerden başka illere ‘hizmetin gereği’ olarak resen atandı.

Bu noktada kamu emekçileri, idare aleyhine yürütmeyi durdurma davaları açtılar. Bu davalar yavaş yavaş sonuçlanmaya başlarken idare mahkemeleri tarafından olumlu kararların yanında kimi olumsuz kararlar da alınmaya başlandı. Yani kimi illerde, yürütmeyi durdurma kararları ile ilgili olarak red kararları çıkmaya başladı.

Bu aşamada yürütmeyi durdurma kavramının ne anlama geldiğine ve sürecin nasıl işleyeceğine dair bazı hatırlatmaları yapmak önem arz ediyor.

Yürütmenin durdurulması, İdari Yargılama Usulü Kanununun 27.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre;

1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz.

2. Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.

Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.

Bu maddeye göre Yürütmenin Durdurulmasının Şartları

1-Telafisi güç ve imkânsız zarar doğması,

2-İdari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesidir.

İdare Mahkemeleri, yürütmeyi durdurma davalarını kabul veya reddederken, bu iki şartın birlikte gerçekleşmesini gözetir ve aynı zamanda kararlarında, idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtmek zorundadırlar.

29 Aralık eylemleri nedeniyle resen il dışına atanan kamu emekçilerinden bazılarının yürütmeyi durdurma red kararlarında sadece bu iki şartın yazıldığı, bu şartların nasıl gerçekleştiği veya gerçekleşmediği ile ilgili herhangi bir gerekçe yazılmamaktadır. Bu durum, doğal olarak kararların tartışılmasına neden olmaktadır.

Sendikanın aldığı karar gereğince eylem yapan memurlara adli veya idari herhangi bir ceza verilemeyeceğiyle ilgili onlarca karar bulunmasına rağmen, bu eylemlere katılmak gerekçesiyle kamu emekçilerine hem disiplin cezası verilmesi, hem de il dışına resen atanması, bir fiilden dolayı iki kez ceza verilemez ilkesine açıkça aykırıdır.

Gelinen aşamada idare mahkemesi, istinaf mahkemesi, Danıştay veya AİHM’den mutlaka iptal olarak dönecek olan sendikal eyleme ceza verilmesi konusu, yarattığı mağduriyetler, acılar, kırgınlıklar ve küskünlüklerle hatırlanacaktır. Konunun muhatabı kamu emekçileri kuşkusuz bedel ödemektedir. Ancak unutulmamalıdır ki ülkemizde özgürlük, eşitlik ve demokrasi bedel ödenmeden kazanılamaz.

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/