EĞİTİM MESELESİNİN ASLİ UNSURU ÖĞRETMENLER VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ | Memurlarınsesi-Memur haberleri-Kamunun haber sitesi.Memur, Öğretmen, KPSS, e-okul, eğitim, sendika, belediye, memur alım ilanları
Ana Sayfa
Dolar : Euro : Bist :
Ana Sayfa >>EĞİTİM MESELESİNİN ASLİ UNSURU ÖĞRETMENLER VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ 01.02.2017 19:52

EĞİTİM MESELESİNİN ASLİ UNSURU ÖĞRETMENLER VE ÖĞRETMENLİK MESLEĞİ


Toplum hayatını şekillendiren öğretmenlerdir. Öğretmenlik mesleğinde hammaddenin insan olması, onu diğer bütün mesleklerden farklı ve üstün kılmaktadır. Zira insan; aklı, ruhu, bedeni ve nefsi ile oldukça değişik, değişik olduğu kadar da karmaşık bir yapı arz etmektedir.
Beşeriyet üzerinde çalışmak, onu işlemek, başlı başına sabır isteyen büyük bir sanattır. Bu sanatı icra eden öğretmenin kendisini çok iyi yetiştirmesi, mesleki hayatında yeni gelişmeleri takip etmesi, çağımızın bilgi ve iletişim çağı olduğunu unutmadan, çağın gerektirdiği bilgi, beceri ve niteliklere sahip olması gerekir. Çünkü insanı hayata hazırlayan ona kişilik kazandıracak olan öğretmenin hatasının telafisi mümkün değildir.
 “Bir öğretmeni tanımak istiyorsanız öğrencisine, öğrenci hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız öğretmenine bakın”, yaklaşımı öğretmenin ve öğretmenlik mesleğinin sosyolojideki benzeşim kuralı gibi toplumu şekillendireceğinin işaretidir. 
İşte bu sebeple diyoruz ki eğitim davası bir neslin yok ediliş ya da kurtuluş davasıdır. Bu dava temiz yürekli, pak sineli, hizmeti ibadet bilen bir eğitim ordusu ve yapıya uygun milli, ahlaki, gelişimci bir eğitim sistemi ile mümkündür.
Nurettin TOPÇU “Türkiye’nin Maarif Davası” adlı kitabında okulu, bir “sosyal kurum”olarak ifade eder ve bu kurumun dört temeli olduğunu belirtir. “ders, öğrenci, okul ve öğretmen” şeklinde sınıflandırılan ana umdeleri şu şekilde açıklar:

1-DERS; hakikatlerin araştırılmasıdır. Teknik ancak ilimlerin tatbikatı olarak onlardan sonra ele alınır. Ders okumak, bazı hayati faydaları sağlamak için bir vasıta değil, hakikatler peşinde koşmak için başlı başına bir gayedir.
2-TALEBE; hakikatler peşinde koşmayı meslek edinen insandır. Gayesi manevi olgunlaşma olan bir mesleğin insanıdır, mekteplerin diploma müşterisi ve istikbalin mevkii dilencisi değildir. Disiplinin kâinattaki nizam gibi bir zaruret olduğuna inanmış, diğer içtimai sınıf insanlarına örnek olacak kabiliyette bir üstün insan namzedidir.
3-MEKTEP; millet mektebinin dışında yer alacak özellik ve yabancılık tanımayan, kutsal çatısı altında siyasete asla yer vermeyen, muallimin ilmi ve ahlaki otoritesinden başka hiçbir otorite tanımayan, ruhları huzur içinde birleştirici, disiplinin barındığı ideal çatıdır. 

4-MUALLİM; insanoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insandır. Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur. Fertler gibi nesiller de onun eseridir. Farkında olsun olmasın, her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur.Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir. Yalnız kaldığımız yerde yalnızlığımızın mesulü de odur. Muallimlik para değil ruh işidir. Muallim sadece bir memur değildir, belki genç ruhları kendisine mahsus manada bir örs üstünde döverek işleyen usta bir demircidir.

Devlet adamı muallimin emrinde bulunduğu müddetçe cemiyet ikbal halinde yaşadı. Muallim, devlet adamının bendesi olduğu zaman cemiyet bozuldu, felaketler baş gösterdi. Evvela muallimin meslek insanı olması, muallimliğin bir meslek haline gelmesi lazımdır. Muallim doktor olamaz, lakin doktor muallim olabilir. Muallim avukatlık yapamaz, fakat avukat muallimlik yapabilir. Muallim tüccar değildir, ama tüccar muallim olur. Çünkü bütün bu insanlar birer mesleğin insanıdırlar, yalnız muallim 

http://www.memurlarinsesi.com/
*Her hakkı saklıdır. İzinsiz gösterilemez, çoğaltılamaz..Memurlarınsesi-Memur haberleri -Kamunun haber sitesi.
haberyazilimi.com - http://www.memurlarinsesi.com/